Pliva Kaynağı
Açıklama
Pliva kaynakları, insanı önce susturup sonra geri dönmeye zorlayan yerlerden biridir. Šipovo’ya yalnızca 15 kilometre mesafedeki Pljeva köyünde bulunan bu güzel kaynaklar, Jastrebnjak ve Smiljevac dağlarının eteklerinden doğar; suyun, derin yeraltı akışlarıyla uzak Glamočko polje’den geldiği ve yüzeye yalnızca 8°C sıcaklıkla çıktığı varsayılır — kışın da yazın da değişmeyen bu sıcaklık, suyun büyük derinliklerden geldiğinin kanıtıdır. Kaynakların olağanüstü bolluğu nedeniyle Pliva’nın kaynak bölgesi, Avrupa’nın en büyük içme suyu kaynaklarından biri olarak kabul edilir.
İki ana kaynak birbirinden bir kilometreden biraz fazla uzaklıktadır ve her birine nehir boyunca uzanan, iki kilometrelik düzenlenmiş bir dairesel patika ile ulaşılır — güvenli, düz ve her yaşa uygundur. Yol boyunca hâlâ un öğüten eski su değirmenleri, su sesinin eşlik ettiği dinlenme bankları, çardaklı çayırlar ve ev yapımı yemek ile konaklama sunan otantik aile işletmeleri sizi bekler. Burada doğa tamamen ve tavizsiz biçimde hüküm sürer — nehir sesleri, orman kokusu ve mevsimlerle değişen renkler Pliva kaynaklarını kimseyi kayıtsız bırakmayan bir yer hâline getirir.
İki kaynak, bir nehir
Pliva Nehri, birbirinden yalnızca üç yüz metre uzaklıktaki iki ayrı kaynağın birleşmesiyle oluşur. Sağ kol Majevac Dağı’nın altından, sol kol ise Dragnić köyünün üzerinde üç ayrı noktadan doğar; ardından yüz metre aşağıda tek bir akışta birleşir. Kaynaklardaki suyun uzak Glamočko polje’den geldiği, Jastrebnjak ve Smiljevac dağlarının altından yol alarak yüzeye çıktığı düşünülür; bu yüzden su, yalnızca sekiz derece sabit sıcaklığıyla soğuk ve kristal berraklığında yüzeye çıkar.
İçme suyu kaynağı
Pliva’nın kaynak bölgesi, Avrupa’nın en bol içme suyu kaynaklarından biri olarak kabul edilir. İki yürüyüş güzergâhı — sol ve sağ — ziyaretçileri nehir boyunca toplam yaklaşık iki kilometrelik bir dairesel parkura götürür. Parkur boyunca banklar ve dinlenme alanları serpiştirilmiştir; suyun hemen yanında ise bugün hâlâ un öğüten eski değirmenler bulunur. Her mevsimde görülmeye değerdir: ilkbahar suyun coşkusunu, yaz serinliği, sonbahar ise ormandaki renk şölenini getirir.
